10 Mayıs 2022 Salı

İcra İtiraz Dilekçesi ile İcra Takibine İtiraz Nasıl Yapılır?

 İcra İtiraz Dilekçesi ile İcra Takibine İtiraz Nasıl Yapılır?


 

İcra itiraz dilekçesi alacaklının başlatmış olduğu icra takibine karşı borçlunun itirazlarını haiz dilekçedir. İcra itiraz dilekçesi takibi yapan icra dairesine verilir. İlamsız icra takibinin söz konusu olduğu hallerde icra itiraz dilekçesi ödeme emrinin borçluya tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde verilmelidir. İcra takibinden doğrudan etkilenmiş olan herkes icra itiraz dilekçesi ile itirazda bulunma hakkına sahiptir.


İcra İtiraz Dilekçesi Nedir?

İcra itiraz dilekçesi borçlunun alacaklı tarafından başlatılan icra takibine karşı itirazını içeren ve icra dairesine verilmek üzere hazırlanan dilekçedir. Bir takip hukuku kavramı olarak icra itiraz dilekçesi icra takibine karşı yazılı itiraz yolu için gerekli başvurudur. İcra itiraz dilekçesinin konu olduğu itiraz aşamasını öğrenmek için öncelikle takip prosedürü safhalarını bilmek gerekir.



 

Bir ilamsız icra takibine ilişkin olarak borçluya tebliğ edilen ödeme emrine karşı borçluya itiraz hakkı tanınmaktadır. Bu noktada icra takibinin hangi nitelikte belgeye dayandığı veya bir belgeye dayanıp dayanmadığı hususu önem arz eder. Alacaklının alacağına ilişkin bir mahkeme kararı, ilam, ilan vb. nitelikte belgenin varlığı itirazın geçerliği açısından mühimdir. Salt alacaklının talebiyle başlayan takip olan ilamsız icra takibinde borçlunun icra itiraz dilekçesi ile icra takibi durmaktadır.


İtiraz, icra itiraz dilekçesi ile yazılı şekilde olabileceği gibi sözlü olarak da yapılabilir. Sözlü olarak yapılan itiraz icra memurunun zapta geçirmesiyle yazılı hale gelir, itirazda bulunan borçlu bu zaptı imzalar. Ancak bazı icra daireleri yoğunluk gerekçesiyle sözlü itiraz başvurularını kabul etmemekte, sadece icra itiraz dilekçesi ile yapılan itiraz başvurularını kabul etmektedir.



 

İcra itiraz dilekçesi ile yapılacak itirazlar takibi yapan icra dairesinde yapılır. Takibi yapan icra dairesinden başka bir icra dairesinde icra itiraz dilekçesi ile itirazda bulunan borçlu, itirazın yetkili olan icra dairesine gönderilmesi için gerekli masrafları ödemekle yükümlüdür. 4949 sayılı “İcra ve İflâs Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” uyarınca borçludan alınmayan masraftan icra memuru şahsen sorumlu olur.


İcra itiraz dilekçesi ile yapılan itirazın süresi ve şekli İcra İflas Kanununun 62. maddesinde düzenlenmiş olup buna göre borçlu, ilamsız icra ödeme emrinin kendisine tebliğinden itibaren 7 gün içinde icra itiraz dilekçesi ile itirazda bulunmalıdır. Bu süre kambiyo senetlerine mahsus icra takibinde 5 gün olarak kabul edilir ve kambiyo senedine ilişkin itirazlar icra mahkemesi nezdinde yapılır. Borçlunun takibi yapan icra dairesine gönderilmek üzere başka bir icra dairesine icra itiraz dilekçesi ile itirazda bulunması durumunda aracı konumunda olan icra dairesine itiraz başvurusunda bulunulduğu tarih itiraz tarihi olarak kabul edilir.



 

İtiraz süresinin kesilmesi söz konusu olamaz. İcra itiraz dilekçesi ile takibe itiraz edilmeksizin bu sürenin geçmesiyle birlikte icra takibi kesinleşir. İtiraz süresi hak düşürücü nitelikte olduğundan icra müdürü icra itiraz dilekçesi ile yapılan itirazın süresinde yapılıp yapılmadığını re’ sen dikkate alır.


İtiraz, borçlunun kusuru olmaksızın bir engel sebebiyle süresinde yapılamaz ise İİK m.65 hükmünde düzenlenmiş olan gecikmiş itiraz yoluna başvurma imkanı mevcuttur. Gecikmiş itiraz yolunda borçlu, paraya çevirme işlemi bitinceye kadar İcra Mahkemesi nezdinde itirazda bulunabilir. Ancak bu itirazın engelin ortadan kaktığı günden itibaren üç gün içinde yapılması gerekir.



 

Gecikmiş itiraz yoluna gidilmesi için sürenin kaçırılmasında borçlunun kusurunun olmaması gerekir. Dolayısıyla borçlunun kusurunun söz konusu olduğu hallerde gecikmiş itiraz yoluna gidilmesi mümkün değil. Örneğin ciddi bir kaza sonucunda ağır yaralanma halinde sürenin kaçırılmasında borçlunun kusuru bulunmamaktadır. Ancak süreyi yanlış hesapladığı için zamanında itirazda bulunmayan borçlu kusurlu olduğundan gecikmiş itiraz kanun yoluna da başvuramayacaktır.


Gecikmiş itiraz yolunda borçlu, itiraz sebepleri ve delillerinin yanı sıra süresi içinde itiraz etmesini engelleyen sebepleri de delilleri ile birlikte icra mahkemesine sunmalıdır. İİK m.65/3 uyarınca bu itiraz icra mahkemesine yapılır. Borçlu duruşma harç ve masraflarını da ödemekle yükümlüdür, aksi takdirde gecikmiş itiraz geçerli olarak yapılmış sayılmaz. Gecikmiş itiraz ile takip durmaz ancak mahkeme borçlunun mazeretine ve durumun niteliğine göre takibi erteleyebilir. Şayet borçlunun mazereti mahkeme tarafından kabul edilirse icra takibi durur. Borçlu zamanında itiraz etmesini engelleyen sebepleri her türlü delille ispatlayabilir ve mahkeme delilleri serbestçe değerlendirir.



 

İcra Takibine İtiraz Dilekçesi


İlamsız İcra Takibine İtiraz Dilekçesi

İlamsız icra takibinde borçlu ödeme emrinin kendisine tebliğ edilmesinden itibaren 7 gün içinde icra dairesine icra itiraz dilekçesi ile itirazda bulunmalıdır. Borcun bir mahkeme kararına dayanmadığı ilamsız icra takibine borçlunun icra itiraz dilekçesi ile itiraz etmemesi halinde takip kesinleşir. Dolayısıyla alacaklı alacağını tahsil etmek amacıyla haciz dahil olmak üzere gerekli tahsil işlemlerini başlatabilecektir. Borçlunun icra itiraz dilekçesi ile bildirdiği itirazlar takip konusu borcun;



 

Varlığına,

Miktarına,

Muaccel olup olmadığına veya

Takip yoluyla istenebilecek bir borç olup olmadığına

ilişkin olabilir. Bu itiraz harca tabi bir itiraz değildir.



 

İlamsız icra takibinde itirazın borca itiraz ve imzaya itiraz olmak üzere iki şekilde yapılması mümkündür. İmzaya itiraz icra takibinin adi senede dayandığı durumlarda ileri sürülebilir. Borçlu senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığı iddiasında ise bunu icra itiraz dilekçesi ile ayrıca ve açıkça belirtmelidir. Bunu açıkça belirtmeyip sadece itirazda bulunmuş ise imzayı kabul etmiş sayılır.


İmzaya itiraz dışındaki itirazlar borca itiraz şeklinde değerlendirilir. Borca itiraz halinde borçlunun icra itiraz dilekçesinde dayandığı itiraz sebepleriyle bağlı olup olmayacağı sorunu ortaya çıkmaktadır. Bu sorun iki durumda farklı sonuçlar doğuracaktır:


İlk durum olan alacaklının itirazın iptali davası açması halinde borçlu itiraz sebepleriyle bağlı olmayıp bu itirazları dava sırasında değiştirmesi veya genişletmesi mümkündür.

İkinci durum olan alacaklının itirazın kaldırılması davası açması halinde ise borçlu itiraz sebepleriyle bağlıdır.

Dolayısıyla itiraz sebeplerini sonradan değiştirmesi veya genişletmesi mümkün olmaz. Bunun istisnası ise itirazın kaldırılması duruşmasında, alacaklının dayanmış olduğu senet metninden anlaşılan itiraz sebeplerini ileri sürebilmesidir. Örneğin senette tahrifat yapıldığı, vadesinin gelmediği veya zamanaşımına uğradığı itirazları bu kapsamdadır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Kullanım Kuralları!
astrologydedectıve yazilan mesajlardan tamamen yazan blog üyesi sorumludur.